13 Temmuz 2009 Pazartesi

Dengesiz haliyeti ruhiye

"Bir şeye çok inanırsınız,güvenirsiniz,onu seversiniz...ama bu sevgi çikolatalı pastayı sevmenizle ya da denizi,kitapları,müziği sevmenizle aynı sevgi değildir...İnsanları sevmekten de farklıdır...Nefes alırsınız onunla,korkuyu tadarsınız ya giderse diye...Kokusu huzur verir,yüzünde her ayrıntıyı bilirsiniz,her kıvrımı,her beni,her mimiği,her tepkiyi...İnsanoğlu bu ya,alıngan,kırılgan,sevecen...bir de öfkeli,bencil,doyumsuz...bunlar bir su yüzüne çıktı mı artık sevmiyorsunuz sanırsınız,uzaklaşır,başka şeylere tutunur geçici mutluluklar yaşarsınız.sonra bir sabah nefessiz yataktan fırlarsınız nedenini bilmeden hıçkırılıklara boğulursunuz...ağlamak değildir,haykırış,çığlık,pişmanlık,nefret,özlem,hepsini kusarsınız ama defaultta sevgi vardır...o anda tekrar hissettiğiniz,gittiğini sandığınız ama gitmeyen...Üzgünüm ki gitmeyecek de...yıllar geçecek,geçici mutluluklar çıkacak karşımıza...ama o kurulu saat en beklemediğiniz bir sabah sizi nefessiz bırakacak...susamayacaksınız...duramayacaksınız...boğulacaksınız...ama bu kadar da umutsuz olmamak lazım...bir dahaki krize kadar hep toparlandığınızı sanacaksınız ve en başından beri ben doğru olanmutluluğun hangisi olduğunu söylemedim...sizi tüm hatalarınızla,tüm pişmanlıklarınızla,tüm affedişlerinizle,tüm salaklıklarınızla kabul edemeyecek biri yerine kesinlikle anlık mutluluklardır doğru olan..kalp kırmadan,bağlanmadan....çikolata gibi...deniz gibi...iz bırakan bir kitap ya da şarkı gibi...hep tatlı anımsayacağınız.

.

.

.

.

.

bunları yazdım,yazdığımı beğendim sandım ki nefessiz kaldım..."


Yazar 1 ay önce yazdığı yazısını yayınlamakta...

Sevgi denen şeyin zırva olduğu kanısında şu anda...

Bir daha nefessiz kalırsa haber verir,o ayrı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder