30 Eylül 2009 Çarşamba

Hayrolsun...

Dünyanın bir ucunda uzaktan bir arkadaşla metroda karşılaşmak gibi… Ya da haftaya hangi şehirde, hangi masada kimlerle olacağını bilmemek gibi… Dün “Ben takla atıp havuza girerim” denemeleri yapıp sidik yarıştırdığınızın ertesi gün en sevdiğinizin kanser haberini size vermesi gibi… Bir zamanlar yanında konuşamadığınız ya da konuştukça içinizi kustuğunuzun 3–4 saniye kollarının arasında durmanın geçmişi silmesi gibi… Çocukların dondurma sevmemesi, erkeklerin kendini bilmemesi, anlamazlıktan gelmesi, kadınların nefret edilesi kadar güçsüz durumlara düşmesi gibi şaşırtıcı bir formda bugünlerde hayat… Her sabah işe giderken “Acaba yarın işe gidecek miyim?” ya da “Acaba yarın bu işe gidecek miyim?” sorularıyla birlikte “Yok sarhoş değilim, çok sıkıcıyım, çok çok sıkıcıyım” müzik eşliğinde beynimde…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder