10 Aralık 2012 Pazartesi

:S

Hayatta en çok tanıdığını düşündüğün kişiyi hiç tanımadığını gördüğün anda hissetmen gereken şeyin üzüntü yerine şaşkınlık ve sinir olması tuhaf değil mi? Ki sinir de ona değil kendine olunca saçını boyatmak bile geçirmeye yaramıyor bu siniri... Ya geri sarıp baştan tanıma şansım olsaydı diyorsun ya da tanıdığını sandığın kişinin olmamış olmasına oturup zırıl zırıl ağlayasın geliyor ki "o, o değilse neden ağlayayım ki" dediğinde de mantıklı geliyor...Kısacası tut ki karnın acıkıyor, annene küsüyorsun, tüm şehir de sana küsüyor... 

15 Kasım 2012 Perşembe

Nereye gidiyorum ki?

Düzenli hayatımı bırakıp nereye gidiyorum ki?
Anywhere in the world,
bir yandan korkutsa da bir yandan haketmediğim her şeyi, hakkını veremediğim her şeyi arkamda bırakmamı sağlayacak...
O değil de Gebze'ye ya da Ankara'ya gidersem çok trajikomik olur...
Hayırlısı...

29 Mayıs 2012 Salı

:/

Bugün ekmek üretim kapasitesini 2 katına çıkarmanın verdiği haklı gururu yaşıyorum...
Bunun dışında bundan sonra her şeyin çok farklı olacağına inanıyorum...
Ve insan bir gün tekrar kullanacağını hissettiği şeylerden vazgeçmemeli, onları atmamalı, satmamalı, vermemeli...
Bu hafta öğrendiklerim bunlar...
TPM yap, her şeyin iyi olacağına inan, eğer bir daha kullanacağını hissediyorsan sakla...