30 Ocak 2015 Cuma

Sona yakınız...

Hastalığın anlatılan gidişatına göre biraz ümitsiliğe kapılmaya başladım sanırım...
Hayat bu kadar acımasızken benim her gün didinmem ne kadar saçma gelmeye başladı...
Bir hafta sonunda 3 cenazeye katılmak da psikolojimi etkilemiş olabilir, ya da kanserinin son evresinde grip olmuş babamın bir haftadır iyileşmemesi de sinirimi bozmuş olabilir...
Ancak komik olan artık çok alışmış olmam. Eski duygusal, eski hırslı, gelecekten beklentisi olan kız değilim...  Büyümek böyle bir şey sanırım, eskiden sıkıcı bulduğun şeyleri yapmak, düşünce tarzını "old fashion" moduna ayarlamak ve sabitlemek...
Durmadan çocuk ne zaman yapacaksınız diye soruyorlar bana. Ya ben dişi değilim ya da evrimin kayıp basamağıyım, henüz dişi hormonlarım anne olmamı söylemiyor bana.
Pek çok nedeni olabilir bunun, ancak en önemli nedeni, iz bırakmak istememem şu anda sanırım, benim gibi bir asker yetiştiremezsem hayat yolunda çok mutsuz olur yavrucak...
Böyle söylendiğime de bakmayın. Hala aynı neşeli ve her gün deli gibi çalışan kızım.
Son 3 haftadır Zeki'nin bizde kalması da bana iyi geldi, eve renk geldi , manyaklık geldi :)
Öyle hayattan bezme falan yok. Daha ziyade dinginlik var, hatta tuhaf bir şekilde hayaller var...
Bir gün eskisi gibi içten güleceğimin ve ne olursa olsuni başıma ne gelirse gelsin mutlu olabileceğimin hayali....

12 Ocak 2015 Pazartesi

Atasözlerimizin güzelliği

Hiç olmaz dediğim şeyler bir bir oluyor hayatta...
"O yapmaz" dediğim bütün "Onlar" ne güzel de yaptılar.
Tabii ben de hakkımı vereyim ben de çok yaptım yapmam dediklerimden...

Ama bu son başımıza gelenler biraz ilginç değil mi? Yani benim başıma gelseydi ben ne tepki verirdim ki? En yakın tecrübemin sonuçlandığı şekli düşünürsek Allah dağına göre kar veriyor demek...

Reyhan Teyze'nin yorumu gibi: Bari evlenseler...

http://www.uludagsozluk.com/k/eski-sevgilinin-arkadasla-evlenmesi/

You have failed this city!

Ne zaman bu sehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum. Gidersem dönmem çünkü biliyorum…

6 Ocak 2015 Salı

Olay Resim :)

Sizi Allah top etsin ;))))))))))))))))))))

Her yerde kar var

Her yerde kar var,
şirketten erken çıktık...kar lastiklerim sağolsun Dikilitaş'ın en uçsuz bucaksız yokuşlarını da çıkıp evimize ulaştım...
Kar görmek iyi geldi aslında... 3 sene önce gibi hatırlıyorum en son İstanbul'da böyle temiz bir kar görüşümü.
-------------------------
Rüyamdan kan ter içinde kalktım... Rüyaydı sadece rüya ve gerçek değildi, zaten saçmaydı da gördüklerim derken güne başladım. Kar nedeni ile erken bizi erken salan sevgili Amerikan bebişlerime duacı şekilde eve gelirken telefon çaldı... Bomba dedikodu var dedi. Hani derler ya benim rüyalarım gerçek olur diye ömrü hayatımda ilk defa rüyam gerçekmiş şaşkınlığı yaşadım!
--------------------------

“We sit silently and watch the world around us. This has taken a lifetime to learn. It seems only the old are able to sit next to one another and not say anything and still feel content. The young, brash and impatient, must always break the silence. It is a waste, for silence is pure. Silence is holy. It draws people together because only those who are comfortable with each other can sit without speaking. This is the great paradox.”