28 Nisan 2015 Salı

Hormonların dramı

Hamileliğin zor olduğunu duymuştum da hiç beklediğim gibi değil bu zorluklar... Daha çok gaz toplama, kedi görüp ağlama, kocamı gece yanımda bulamayınca panik olma (ki biliyorum tatlı kuşum dizi izliyor geceleri ya da çalışıyor salonda), ağlarken yanına konan kuşa sevinme, toplantılarda esneme, öğle yemeklerinden sonra gevşeme vs vs

Sırf rahatlayalım diye gittiğimiz Amsterdam seyahatinde de iş yerinde olanlar yüzünden elimden telefonun düşmemesi, kiraladığımız evin arkasında anaokulunun olması ve çocuklara bakıp sabahları duygulanmam vs vs Tatil de zehir oldu yani hormonlarım sağolsun :) hatta Bahar elinde marketten bulduğu kafeinsiz kola ile geldiğinde mutluluktan zırıl zırıl çocuk gibi ağlamam...Sanki o öküz, ruhsuz Ezgi'yi çıkarıp attılar içimden de duygusal bir pıtırcık koydular.

Bunlar da yetmiyormuş gibi koskoca Amsterdam'da 3.gün bismillah eski sevgilimi ve eşini görmem...
Babamın, annemin anısına yaptırdığı hastane odası açılışının erkene alınması ve benim açılışı kaçırmam... Babamın hastalanıp 4 kilo vermesi...Uçağımın rotar yapması, saatlerce sürünmem... King's Day'de o kadar erken çıkmama rağmen havaalanına zor ulaşmam ve Leiden'de yaşama fırsatımızı hamileliğimden dolayı reddetmek zorunda olmamızın üzerinden 3 hafta geçtikten sonra Leiden'e gitmemiz ve dibimizin düşmesi...

Neyse ki kavuştum babama, havaalanından iner inmez ona gittim... Sarıldım, bir güzel uyuduk...
Doktoru zaman daraldı dedi ben hala tatile gidiyorum... Bu da ayrıca koydu, nefes alayım diye gittim nefessiz kaldım yeminle... Bir daha da İstanbul'dan uzun süre ayrılmam arkadaş iş dışında...

Her şeyin fazlası zarar... Özellikle de hormonların...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder