4 Ocak 2017 Çarşamba

Yaşam dediğin zor mesela, hele TR'de...

Kanserden annemi, babami, 2 yasinda kuzenimi kaybettim... Acim cok buyuktu ama icimde bugun hissettigim gibi bir bosluk asla olmadi... Tanimiyorum evet olenleri, yine sansliyim ( bunu derken utaniyorum gerci...) ailemden, arkadaslarimdan kimse yok vefat edenlerin icinde... Ama anlatilmaz bir keder , tutamadigim gozyaslarim var bana kalan... Ölümü cok iyi bildigini sanan ben, tanimadigim Ezgilerin katledilmeleriyle ölümü bilmedigime karar verdim... 

Yavas yavas yasamakmis aciyi ölüm, kaybedilenlerin yasayamadiklari hayatlarini düsünüp bebegini disari cikarmaktan korkmakmis... 

Bahar kokulu gencler gitti yaziyordu bir yerde... Sanki bahar gelmeyecek bir daha Turkiyeye, ne olursa olsun hicbir sey eskisi gibi olmayacak bu ulkede... Sebep olanlar, sebep olanlara arka cikanlar, mani olamayan bizler, hepimiz sucluyuz... Hepimiz korkulara mahkumuz artik...

 Ölüm bunu bilmekmis demek...

------------------

Babamın bir lise arkadaşından geldi bana bu yazı, normalde sevmem böylelerini ama her satırını yapıyorum onu gördüm okurken... Ve aptal bir şekilde bugünlerde iyi geldi... Yaşamayı hatırlattı...

Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.
Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa “acaba burda mi” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.
Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde “şanssızlığınıza” biraz gülün, biraz ağlayın.
Bir tane çok büyük aşkın olsun. Rakıya bahane olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bi yanin acıyarak. “O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?” diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de “başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım” diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.
Bir evlat edin. Bir kedi olur, bir köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset. Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.

............

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder